18 Ağustos 2013 Pazar
1915
Olgun bir milletin ferdi olarak, 850 yıl beraber yaşadığımız Ermenilere Yusuf Halaçoğlu’nun kitabından* notlarla sesleniyorum.
Sen devlet olacağım diye git örgüt kur, terörist faaliyetlerde bulun, savaş zamanı tebaası olduğun devletin düşmanlarıyla işbirliği yap, nüfusunun yüzde 19 unu oluşturduğun bir bölgede sadece ben varım de ve bu sebeple soykırım yapmayı dene; sonra sığındığın düvel-i muazzamanın kucağında ağla!
Neyse olayın özü şöyle;
1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sonrası Ermeniler milliyetçilik akımının etkisiyle bir devlet kurmak için örgütlenirler.
(1878 Van’da Kara Gümrük Çetesi-1887 Cenevre’de Hindjak Partisi-1890 Tiflis’te Dashnak örgütü…)
Amaçları ne bunların? Anadolu’da ağımsız bir devlet olmak için mümkün olan her yolla ayaklanma ve kargaşa çıkarıp bölgede hâkimiyeti sağlamak.
Velhasıl savaş çıkar ve bunlar düşman safında yer alır. Tabi batılı kendi tabiatına uygun olarak şunu düşünür: Savaşın ortasında tebaandan bir millet sana isyan ve ihanet etmiştir, gayet tabi öldürülmelidir. Ama Osmanlı bunu yapmaz. Yine Osmanlı toprağı olan Suriye’ye 27 Mayıs 1915’te tehcirlerini uygun bulur, hazırlanmaları için 1-2 hafta süre de vererek 15 maddelik bir talimatname ile bu zorunlu göçün nasıl yapılacağını açıklar. Bu 15 madde yine bazı ‘medeni’ kafaların alamayacağı derecede insanidir. Mesela; gidenlere tarım yapılabilecek toprak verilecek, zanaatkârlara alet-edevat ve sermaye sağlanacak, güvenlikleri sağlanacak, hastane kurulacak gibi savaş zamanı gösterilebilecek en insaflı maddelere sahiptir. Buna rağmen 1,5 milyon Ermeni’nin katledildiğini söylemek de meclis kararıyla bu fikri desteklemeye çalışmak da trajikomiktir. Siyasi anlamda hesap verilecekse Cezayir, Rwanda, Hocalı, ve Kıbrıs’tan başlamak daha gerçekçi ve onurlu bir davranış olurdu.
Birinci Dünya Savaşı’nın en büyük acısını Türkler çekmiştir. 4 yılda 400 bin asker sadece açlık ve hastalıktan canını kaybetmiştir ama insanlığının ve şerefinin zerresine kadar sahip çıkmıştır. Velhasıl Ermenilerin Türk tarihinden öğrenecekleri çok şey var!
* Yusuf Halaçoğlu’ nun Sürgünden Soykırıma Ermeni İddiaları(2002-Türk Tarih Kurumu). Ben kitabının İngilizce baskısını(2008) okudum. Bu Ermeni safsatası hakkında Halaçoğlu’nun emekleri paha biçilemez. Olması gereken şekilde bilimsel anlamda tüm dünya tarihçilerini meydana davet ederek savaşıyor. Bize de onu izlemek düşer
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder